ÜDS        
   
 
ANASAYFA     ÜDS NEDİR ÜDS TAKVİMİ   ÜDS DÖKÜMANLARI ÜDS LİNKLERİ İLETİŞİM
   
   
     
   

Sınavda Uygulanacak Strateji

   

 

   

 

Her adayın, ÜDS sınavında doğru cevaplayabileceği belirli bir soru sayısı vardır. Bu sayı çeşitli iç ve dış etkenlerle azalabilir, ancak arttığı pek görülmemiştir. Eğer alacağınız puanın azalmasına engel olmak istiyorsanız, sahip olduğunuz bilgiyi doğru yer ve zamanda ve cesaretle kullanabilmelisiniz. Başka bir deyişle, Ekim 2007 ÜDS sınavına olağanüstü bir çaba sarf ederek hazırlanmış olsanız bile öğrendiklerinizi puana çevirmek için soruları belli bir ‘stratejiye’ bağlı kalarak çözmelisiniz.

 

  • Sınava gergin ve uykusuz girmeyiniz. Sabah kan dolaşımınızı hızlandırmak için aç karnına en az 10-20 dakika basit hareketler yapınız (yerinde sayma/koşu, kolları açıp kapama vs.).

 

  • ÜDS sınavının gereksizliği / hakkaniyetsizliği üzerine tartışmayı seven biriyseniz, bu tartışmalara, güzel hatırımız için ‘biraz’ ara veriniz.

 

  • Sınava girdiğiniz salonda herhangi bir sorun çıkarsa (mekanla ya da diğer adaylarla ilgili), bu sorunu gecikmeden ama yapacağınız uyarıdan sonuç çıkmayabileceğini göze alarak görevliye bildiriniz. Bunu yaparken nezaketi elden bırakmayınız. Uyarınız boşa giderse, gerginleşmeden sınavınıza devam ediniz. Şartlar ne olursa olsun, oraya mücadele etmek için gittiğinizi hatırlayınız.

 

  • Sorun: Bildikleriniz arasında boşluklar varsa, sınav bunu fark edecek ve kimi sorularda sizi frenleyecektir. Hızınızın, bilginizdeki boşluklar nedeniyle kesildiğini anlayamazsanız, bu tür soruların cevabını düşünerek bulabileceğiniz yanılgısına kapılır ve ‘derin tahlillere’ dalarsınız. O esnada saat çalışmaya devam eder, yani vakit kaybetmeye başlarsınız. Bu, başladığı zaman durmayan bir süreçtir. Biriken vakit kayıplarının acısı ise, genellikle metin inceleme bölümünde çıkar: Bu bölüme varan bir aday artık sadece metinlerle değil, telaş, anlama zorluğu ve çöken bir moralle de boğuşmak zorundadır.

 

  • Çözüm: Sizi duraksatan soruları en çok iki kez okuyunuz/değerlendiriniz. İkinci kez okuduktan sonra, cevabını hala kesin olarak veremediğiniz bir sorunun size sorulmadığını anlayınız ve daha fazla kan kaybetmeden başka soruya geçiniz.

 

  • Sınavda 100 üzerinden 65 almayı hedeflemiş bir aday, 80 soruda 52 doğru cevap bulmak zorundadır. Ancak,  aynı adayın 28 tane de yanlış cevap verme hakkı vardır (80-52=28).

 

  • Sorun: Aday, bu hakkı kullanmak (ortalama 3 sorudan 1’ini boş bırakmak) yerine -kendisine sorulmuş olsun ya da olmasın- genellikle bütün sorulara cevap vermeye çalışır. Bu çok yıpratıcı süreç adayın performansını düşürür ve yapabileceği sorular için hazırda tutması gereken yedek akçeleri yer bitirir. Bunun acısı en çok metin inceleme bölümünde çıkar ve metinleri incelemesi gereken aday ‘diğer adayları ve gözetmeni’ incelemeye başlar. Sınavın %30”una karşılık gelen ve en fazla dikkat ve ilgiyi hak eden metin inceleme bölümü, aday yorulduğu için adeta ‘üvey evlat muamelesi’ görür.

 

 

  • Çözüm: 52/80’i hedeflemiş bir adaysanız, metin inceleme bölümüne gelmeden önceki 56 soruda, işaret sayınızı 36 ile sınırlayınız. Başka bir deyişle, kalan 20 sorunun size değil, ‘mutlu bir azınlığa’ sorulduğunu peşinen kabul ederek ilk 56 soruda en çok 36 soruyu cevaplayınız. 57-80 arasında ise (metin inceleme), kendinizi 24 soruda 16 işaret sayısı ile sınırlayınız. Yani 24 metin sorusundan 16 tanesini cevaplayıp kalan (sizi zorlayan) 8 soruyu boş bırakınız. 80’inci sorunun sonunda, cevap kağıdınızda işaret koyduğunuz 52 sorunun seçenek başına dağılımını hesaplayınız.

 

Örnek bir dağılım ve seçenek başına işaret sayısı (adaya göre doğru cevap sayısı):  

A seçeneği  12 işaret

B seçeneği    6 işaret

C seçeneği  14 işaret

D seçeneği    9 işaret

E seçeneği  11 işaret

 

  • Bu örnek dağılıma göre, en az işaret (adaya göre en az doğru cevap) B seçeneğinden çıkmıştır. Şimdi her bir seçenekte yaklaşık olarak 13-19 arası doğru cevap bulunduğunu kabul edelim. Yukarıdaki dağılımda verilen seçenekler arasında en az işaret (en az doğru cevap) B’de olduğuna göre, adayın işaret koymadığı, kalan 28 soru içinde en çok doğru cevap B seçeneğinden çıkacaktır. O halde, bu dağılıma sahip bir adayın, boş bıraktığı 28 sorunun hepsini B seçeneği olarak işaretlemesi akıllıca olacaktır.

 

Önemli not: Bu yöntemi, el alışkanlığı kazanmak amacıyla, esas sınavdan önce bir-iki örnek sınavda denemenizi öneririz.

 

  • Sınavda, bazı kelime ya da gramer yapıları tam olarak gözünüzün önünde canlanmıyor; bunları hatırlamak için kendinizi zorluyorsanız, yanlış yolda olduğunuzu (kelime ya da kalıbı bilmediğinizi) kabul edip diğer soruya (ya da seçeneğe) geçiniz. Çünkü böyle bir sürecin sonunda, çoğunlukla eliniz boş dönersiniz; kaybettiğiniz vakit ve azalan umudunuz ise yanınıza kar kalır.

 

  • %100 emin olmadıkça, üzerinde uğraştığınız soruların cevabını cevap kağıdınıza işaretlemeyiniz; bu tür soruları atışa bırakınız. ÜDS soruları tahminlerle cevap verilemeyecek kadar zor ve çok sayıda tuzakla doludur. Özellikle, kelime, phrasal verb (turn down, look up vs.) ve edat (preposition) sorularında, tahminler yürüterek bulunmuş ya da kulağa hoş geldiği için seçilmiş cevaplar büyük çoğunlukla yanlış çıkar.

 

Örnek soru:

I am late ---- work.

A) to    B) for

 

Biz, “İşe geç kaldım” deriz. Bu cümlenin İngilizce karşılığı, “I am late to work” olmalıdır. Ancak bir İngiliz, bu durumda to değil, for edatını tercih edecektir.

 

  • Sorun: Genellikle literatür takip ettikleri ve çeviriye aşina oldukları için adaylar 6 adet çeviri sorusundan hiçbirini boş bırakmak istemiyor. Ancak, 6 çeviri sorusundan 1 tanesi içinden çıkılmaz/anlaşılmaz bir yapı içerebiliyor ya da cümlenin çevirisine yorum katılmış olabiliyor. Aday ne kadar mücadele ederse etsin, sonuçta o soruyu yine de yanlış cevaplayabiliyor.

 

  • Çözüm: Lütfen cevabını bulamadığınız sorularla –bu bir çeviri sorusu olsa dahi-boğuşmayınız. Sınav salonları ‘Kırkpınar Güreşleri Er Meydanı’ değildir. Önünüzdeki sorular ise, mutlaka yenmeniz gereken pehlivanlar değildir. O ünlü atasözümüzü hatırlayınız ve zoru görünce kaçınız.

 

  • Bir sınav salonundaki en rahat/gerginlikten en uzak aday, başarısızlık dahil her türlü ihtimali hesaba katmış olan adaydır. Bu kişi sınavı geçemeyebilir ama kendisiyle aynı bilgiye sahip başka bir gergin adayın not olarak önüne geçeceğine kesin gözüyle bakabilirsiniz. Gerginlik, sınavlarda puanın düşmesine yol açar; unutmayınız!

 

  • Sınavı, son sorusuna kadar okuyunuz ve değerlendiriniz. Bu esnada, yapılamayacak soruları ayıklayınız. “Vaktim kalmadığı için son 2 metne hiç bakamadım” demek marifet değildir. 6 metin içinde yapabileceğiniz soruların birçoğu vakit bulup elinizi süremediğiniz son 2 metinde gizlenmiş olabilir. Sınavdan sonra bu soruları görüp üzülürsünüz. O halde, sınavdaki sürenizi metinlerin hepsini okumaya vaktiniz kalacak şekilde ayarlayınız; yani sürenizi sevk ve idare ediniz. Eğer bu işi başaramıyorsanız,  soruların sizi sevk ve idare etmesine kızmayınız.