|
Çoğumuzun korkusu olmuştur
ateş! Hemen hepimizin başına bir ya da birkaç kez gelmiştir. Ondan bir an
evvel kurtulabilmek için soğukkanlı olabilme çabalarımızın yanı sıra
abartılı panik davranışlar sergilediğimiz de olmuştur. Suya sirke katıp
sürünmekten, kalın battaniyelere sarılmalara, kat kat kazaklar giymeye
kadar, "kedere keder katan" görüntülerle. Tüm benzerlerinden olağanüstü
ayrıcalığı olan canlı bedenimize, "çivi çiviyi söker "mantığıyla cansız doğa
kanunlarını uygulama gayretleriyle...
Otuz iki dişe keman çaldırırcasına titretirken ateş, üç kat kazak üç kat
battaniye arasından zorla çıkmaya razı ettiğimiz koşullara uyarlanmış espri
ve duygu yüklü senaryolar üretmekten de geri kalmaz...
Bu koşullarda meslek saygınlığımızın otorite avantajını daha rahat
uygulayabilme şansımızı kullanarak; kalın giysilerini çıkarmaya razı
ettiğimiz ateş mağduruna bilinen soğuk su kompresyonunu uygularken,
ıstırabın öfkesini maskelediği yüz hatlarıyla görsel, sıkılmış dişleri
sayesinde de sözel alınma sürecimizi hasarsız atlatırız.
10-15 dakikalık bir soğuk kompresyondan sonra gelen rahatlamayla "teşekkür
ederim doktorum" sözleri, paylaşılan bir iyiliği ve iyileşmeyi tanımlayan en
yalın ve temiz duyguların öz söylemi olur. Ateşi söndürdüğü kadar aynı
zamanda temizleyen su sayesinde...
Ateşli durumlarda suyun önemi hiçbir zaman yadsınamaz. Hem içerek, hem de
soğuk kompres uygulayarak. Hani çoğumuzun "kurtarıcı" olarak idrak ettiği
serum tedavisi gibidir suyun yeri...
Gerektiğinde su kaynağı olarak meyve suyu, ıhlamur, ada çayını da tercih
edebiliriz. Yeter ki hastalık durumlarında günlük sıvı alımı iki litreye
ulaşsın.
Aslında vücudumuza giren bakteri ya da virus istilasına karşı savunma
hücrelerimiz aracılığıyla yapılan topluca bir savaşın ifadesidir ateş. Bir
anlamda bakterilere karşı meydan savaşı bedenimizde sürmekte. Artan sıcaklık
işte bu savaşın ifadesi...
Hafif ve orta ateş, bakterilerin yok alması için uygun bir ortam olabilir.
Bu, bakterilerin yakılarak yok edilmesi anlamında da yorumlanabilir. Böyle
düşünmek soğukkanlı olmak için yarar sağlayabilir.
Ancak havale, beyin ve kalp hastalığı gibi riskli hastalığı olanlarda, ateş
tehlikeli olabileceğinden, düşürmek için çaba göstermek gerekir.
ANTİBİYOTİKLER ATEŞ
DÜŞÜRMEZLER
Son günlerde salgın hale gelen gripal enfeksiyonların nedeni virüsler olduğu
için bunların sebep olduğu enfeksiyonlarda antibiyotikler yararlı olmaz,
hatta zararlı olabilirler. Antibiyotikler yalnızca bakteriyel
enfeksiyonların tedavisinde doktor tavsiyesi ile kullanılmalıdır. Ateş
düşürmek amacıyla kullanılmaz. Gereksiz yere kullanılan antibiyotikler
vücudumuzun yararlı mikroorganizmalarını da yok ederek fırsatçı
mikroorganizmalar adını verdiğimiz bakterilerin ya da mantarların çoğalarak
hastalık yapmalarına neden olabilirler.
Eğer ateşin sebebi bir bakteri enfeksiyonu ise doktorunuzun uygun gördüğü
bir antibiyotik ile tedavi edilmelidir.
SU İHMAL EDİLMEMELİ
Eğer ortada yangın varsa, battaniyelere sarılıp da yangına körükle
gidilmez. Yüksek ateş durumunda hafif giysiler giyinmek ve bedeni serin
tutmak en uygun davranışlardır. Bol sıvı almayı ihmal etmemek gerekir. Bol
sıvı alarak terleme yoluyla kaybettiğimiz sıvıyı telafi etmekle kalmaz, aynı
zamanda vücut sıvı dolaşımına da pozitif bir etkinlik katmış oluruz.
Soğuk algınlığı ve ağır olmayan gripal enfeksiyonlarda söz konusu basit
önlemler, bol kalorili beslenme ve istirahat ile kısa sürede iyileşmek
mümkündür. İnatçı yüksek ateşle birlikte ağır seyir gösterenler ve ateşin
riskli olduğu önemli hastalığı bulunanlar mutlaka doktora görünmeli, tavsiye
edilen tedavi protokolüne uymalıdırlar.
ASPİRİN TEHLİKELİ
OLABİLİR
Çok özel durumlar dışında fazlaca yüksek olmayan ve rahatsız etmeyen
ateşlere (37-37.5 derece gibi ) ılımlı yaklaşmakta yarar vardır. Bu özel
durumlar sara hastalığı, kalp ve beyin hastalıklarıdır. 39 derece ve üzeri
ateşleri Paracetamol ve benzeri ateş düşürücüler ve soğuk kompres
uygulamaları ile düşürmek gerekir. Özellikle Virüs enfeksiyonlarında ateş
düşürücü olarak aspirin kullanmanın sakıncalı sonuçlara yol açabileceği
bilindiğinden, aspirin tercih edilmemelidir.
Ateş karşısında ölçülü davranarak; su gibi ucuz ve kolay bulunan bir
ilacımızın varlığını unutmadığımız ve aynı zamanda yüreklerimizdeki sevgi
ateşini söndürmesine izin vermediğimiz bilinçle aydınlanan sağlık dolu
günler dileğiyle...
Ateş nedir?
Normal vücut sıcaklığı koltuk altından 36-37 derece dir. 37 derecenin
üstündeki sıcaklıklar ateş olarak kabul edilir. Ağızdan ölçülen sıcaklık 1-2
diziem fazladır.
Koltuk altı 39 derece ve üzerinde ölçülen sıcaklıklar yüksek ateş olarak
kabul edilir. Yüksek ateşler, soğuk su kompresi ve uygun ateş düşürücülerle
tedavi edilmesi gereken durumlardır. Tüm müdahaleler ve takibe karşın 3
haftadan beri devam eden ateşler ise kronik ateş sınıfına girer. Kapsamlı
olarak araştırma yapmak gerekebilir.
Soğuk kompres nasıl
uygulanır?
Hasta soyularak üzerindeki kalın giysiler çıkarılmalıdır. Soğuk suyla
ıslatılmış ve sıkılmış havlu ve benzeri malzemelerle, her iki kol, bacak ve
alın-boyun kısımları sarılmalıdır. Yaklaşık 5 dakika aralıklar ile
değiştirilip vücut sıcaklığı istenilen sıcaklığa düşürülünceye kadar devam
edilmelidir. Suya sirke katmaya gerek yoktur.
Yüksek ateş kimler için
risklidir?
Havale geçirenler ya da havale nedeniyle tedavi altında olanlar
Beyin hastaları
Kalp hastaları
Ağır psikiyatrik sorunları olanlar
Ateş neden yükselir?
Enfeksiyon hastalıklarında vücudumuza giren bakteri ya da virüsleri yutan
savunma hücrelerimizin daha sonra parçalanması sonucu ortaya çıkan
maddelerin beynimizdeki ısı düzenleme merkezini uyarmasıyla ateş yükselir.
Bunun dışında aşırı sıcak, egzersiz, kadınların yumurtlama süreçlerinde de
geçici olarak ısı düzenleme merkezine yapılan uyarılarla hafif ateş
yükselmeleri olur.
Kanser ve kronik romatizma durumlarında da benzer mekanizmalarla dokulardan
çıkan uyarılar beyindeki ısı merkezini etkileyerek ateşe neden olurlar.
.....
Dikkat Trişinoz'da yüksek ateşle başlar !
Son günlerde çiğ köfteden geçen parazit hastalığı Trişinoz'unda 40-41 derece
gibi yüksek ve inatçı bir ateşle başlayıp sürdüğü bilinmektedir. Bu konuda
da dikkatli davranmak gerekmektedir
|