SAĞLIK PERSONELİNİN TAM GÜN ÇALIŞMASINI TEMİNEN İLGİLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR

KANUN TASARISI TASLAĞI

                       

                                  

MADDE 1.- 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 99 uncu maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.

   

“Ancak, iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personel, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirlenen radyasyon dozu limitleri içinde çalıştırılabilir ve haftalık 40 saatlik çalışma süresi içinde bu doz limitleri aşıldığı takdirde alınacak tedbirler yönetmelikte gösterilir.”

MADDE 2.- 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun (I) Sayılı Cetvelinin “III-Sağlık Hizmetleri Sınıfı”nın (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 

III. SAĞLIK HİZMETLERİ SINIFI

 

 

 

 

 Derece

 

 Ek gösterge

 

a)

1.      Uzman Tabip, Tabip, Diş Hekimi, Tıpta Uzmanlık Tüzüğünde belirtilen dallarda uzmanlık belgesi alanlar veya bu dallarda doktora yapmış olanlar

 

 

 

 

1

 

4800

2

 

4000

3

 

3200

4

 

2600

5

 

2300

6

 

2150

7

 

1950

8

 

1750

2. Uzman Veteriner Hekim, Veteriner Hekim, Eczacı, Biyolog .

 

Derece

 

Ek gösterge

1

 

3600

2

 

3000

3

 

2200

4

 

1600

5

 

1300

6

 

1150

7

 

950

8

 

850

 

 

MAD­DE 3.- 04/01/1961 tarihli ve 209 sa­yı­lı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Ka­nu­nun 3 üncü mad­de­sinin birinci fıkrasına aşa­ğı­da­ki (ı) bendi ilave edilmiştir. 

« ı) İşyeri hekimliği hizmetlerini, »

MADDE 4.- 209 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Personelin katkısıyla elde edilen döner sermaye gelirlerinden, döner sermayeli sağlık kurum ve kuruluşlarında görevli olan memurlar ile bu kurum ve kuruluşlarda 10/7/2003 tarihli ve 4924 sayılı Kanun uyarınca sözleşmeli olarak istihdam edilen sağlık personeline ve 13/12/1983 tarihli ve 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3 üncü ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B. maddesine göre istihdam edilen sözleşmeli personele mesai içi veya mesai dışı ayrımı yapılmaksızın ek ödeme yapılabilir. Sağlık kurum ve kuruluşlarında Bakanlıkça belirlenen hizmet sunum şartları ve kriterleri de dikkate alınmak suretiyle, bu ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin unvanı, görevi, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı ile muayene, ameliyat, anestezi, girişimsel işlemler ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi unsurlar esas alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

Yukarıdaki fıkrada yer alan hükme göre personelin katkısıyla elde edilen döner sermaye gelirlerinden personele bir ayda yapılacak ek ödemenin tutarı, ilgili personelin bir ayda alacağı aylık (ek gösterge dahil), yan ödeme ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatı hariç) toplamının; pratisyen tabip ve diş tabiplerine yüzde 500'ünü, uzman tabip, Tıpta Uzmanlık Tüzüğünde belirtilen dallarda bu Tüzük hükümlerine göre uzman olanlar ve uzman diş tabiplerine yüzde 700'ünü, klinik şef ve şef yardımcılarına yüzde 800'ünü, idarî sağlık müdür yardımcısı, hastane müdürü ile eczacılara yüzde 250’sini ve başhemşirelere yüzde 200’ünü, diğer personele ise yüzde 150'sini geçemez. İşin ve hizmetin özelliği dikkate alınarak yoğun bakım, doğumhane, yeni doğan, süt çocuğu, yanık, diyaliz, ameliyathane, kemik iliği nakil ünitesi ve acil servis gibi özellikli hizmetlerde çalışan personel için yüzde 150 oranı, yüzde 200 olarak uygulanır. Sözleşmeli olarak istihdam edilen sağlık personeline yapılacak ek ödemenin tutarı ise, aynı birimde aynı unvanlı kadroda çalışan ve hizmet yılı aynı olan emsali sağlık personeli esas alınarak belirlenir ve bunlara yapılacak ek ödeme, hiçbir şekilde emsaline yapılabilecek ek ödeme üst sınırını geçemez.”

MADDE 5.- 04/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununun 36 ncı maddesinin (a) fıkrasının (2) numaralı bendine aşağıdaki alt bent eklenmiştir.

 “d) Kısmi statüde görev yapmakta olan 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin (III) numaralı bendindeki sağlık hizmetleri sınıfında (hayvan sağlığı hariç) sayılan meslek unvanlı  profesör ve doçentler, özel kanunlarla belirlenen görevler ile araştırma-geliştirme faaliyetleri ve telif hakları hariç olmak üzere, yükseköğretim kurumlarından başka yerlerde ücretli veya ücretsiz hiçbir suretle mesleklerini icra edemezler.”

MAD­DE 6- 2547 sa­yı­lı Yüksek Öğretim Kanununun 58 inci mad­de­sinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde de­ğiş­ti­ril­miş­tir.

Her eğitim-öğretim, araştırma veya uygulama birimi veya bölümü ile ilgili öğretim elemanlarının katkısıyla toplanan döner sermaye gayrisafi hasılatının en az  %35’i  o kuruluş veya birimin araç, gereç, araştırma ve diğer ihtiyaçlarına ayrılır. Kalan kısmı, Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine üniversite yönetim kurulunun belirleyeceği oranlar çerçevesinde bağlı bulunduğu üniversitenin bilimsel araştırma projeleri ile döner sermaye gelirinin elde edildiği fakülte, enstitü, yüksek okul, konservatuar ile uygulama ve araştırma merkezlerinde görevli öğretim elemanları ile aynı birimlerde görevli 14.7.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personel (döner sermaye işletme müdürlüğü ve döner sermaye saymanlık personeli dahil) ve aynı Kanunun 4/B. maddesine göre sözleşmeli olarak çalışanlar arasında katkıları da dikkate alınmak suretiyle paylaştırılır. Öğretim üyeleri ile Üniversitelerarası Kurulun önerisi ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulunca kabul edilen sağlık, teknik ve sanatla ilgili birimlerde görevli öğretim elemanlarına döner sermayeden bir ayda ayrılacak payın tutarı, bunların bir ayda alacakları aylık (ek gösterge dahil), yan ödeme, ödenek (geliştirme ödeneği hariç) ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatı hariç) toplamının iki katını, diğer öğretim elemanları ile 657 sayılı Kanuna tabi personel ve aynı Kanunun 4/B. maddesine göre sözleşmeli olarak çalışanlar için ise %150’sini geçemez. İşin ve hizmetin özelliği dikkate alınarak yoğun bakım, doğumhane, yeni doğan, süt çocuğu, yanık, diyaliz, ameliyathane, kemik iliği nakil ünitesi ve acil serviste çalışan sağlık personeli için bu oran ayrıca %50'sine kadar artırılabilir. Şu kadar ki, öğretim üyelerine saat 16:00'dan önce olmamak üzere mesai saati dışında döner sermayeye yaptıkları doğrudan gelir getirici katkılarından dolayı ilave olarak ödenecek pay, almakta oldukları aylık (ek gösterge dahil), ödenek (geliştirme ödeneği hariç) ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatları hariç) toplamının on katını geçemez. Rektörler ve rektör yardımcıları, üniversite veya yüksek teknoloji enstitülerindeki döner sermaye gelirinin elde edildiği birimlerin birinden katkılarına bakılmaksızın bu maddedeki esaslara göre her ay pay alabilirler ve bunlara bir ayda ödenebilecek pay, bir ayda alacakları aylık (ek gösterge dahil), ödenek (geliştirme ödeneği hariç) ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatları hariç) toplamının iki katını geçemez. Öğretim üyelerine, mesai içi ve dışı ayırımı gözetilmeksizin döner sermayeye yaptıkları doğrudan gelir getirici katkılarından dolayı ilave olarak, almakta oldukları aylık (ek gösterge dahil), ödenek (geliştirme ödeneği hariç) ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatları hariç) toplamının on katına kadar pay verilebilir. Öğretim üyelerinin sundukları sağlık hizmetleri için kişilerden ayrıca ücret farkı tahsil edilemez. Rektör ve rektör yardımcıları ile bu kapsamdaki gelirin elde edildiği fakültelerin dekan ve dekan yardımcıları ile başhekim ve başhekim yardımcılarına doğrudan gelir getirici katkılarına bakılmaksızın bu kapsamda elde edilen gelirlerden karşılanmak üzere, bir ayda alacakları aylık (ek gösterge dahil), ödenek (geliştirme ödeneği hariç) ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatları hariç) toplamının dört katına kadar ayrıca pay verilebilir. Ancak bunlara ödenebilecek döner sermaye payının toplam miktarı 12 katı geçemez. Bu ödemelere ilişkin usul ve esaslar, personelin unvanı, görevi, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı, eğitim faaliyetleri, muayene, ameliyat, anestezi, girişimsel işlemler ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi unsurlar esas alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine üniversite yönetim kurullarınca belirlenir.

 

MAD­DE 7.- 2955 sa­yı­lı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun 32 nci mad­de­sinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde de­ğiş­ti­ril­miş­tir.

“Gülhane Askerî Tıp Akademisindeki öğretim elemanlarının haftalık çalışma süresi 40 saattir. Öğretim elemanları, mesailerini kurumlarındaki çalışmalara hasrederler. Yetkili olan öğretim elemanları, gerektiğinde hasta muayenesi ve tedavisi de yaparlar.”

 

MADDE 8.- 26/07/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun Ek 17 inci maddesine aşağıdaki bent eklenmiştir.

“Türk Silahlı Kuvvetleri emrinde ve Gülhane Askeri Tıp Akademisinde görev yapan tabip ve uzman tabiplere bu maddeye göre ödenen hizmet tazminatına ilaveten,  en yüksek Devlet memuruna malî haklar kapsamında fiilen yapılmakta olan her türlü brüt ödemeler toplamının aşağıdaki tabloda belirtilen oranları kadar tamgün sağlık tazminatı ödenir. Öğretim üyeleri ile Tıpta Uzmanlık Tüzüğüne göre uzman olanlara rütbe ve unvanlarına karşılık gelen oranlara 10 puan daha ilave edilir. ”

 

 

 

RÜTBELER

TAZMİNAT ORANLARI (%)

General ve Amiral

30

Kıdemli Albay, Albay

28

Yarbay

26

Kıdemli Binbaşı, Binbaşı

24

Kıdemli Yüzbaşı, Yüzbaşı

21

Kıdemli Üsteğmen, Üsteğmen

18

Teğmen, Asteğmen

15

Sivil tabip- diştabibi

15

 

MADDE 9.- 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 12 nci maddesinin son fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bir tabibin, ikametgâhı müstesna olmak üzere müteaddit yerlerde muayenehane açarak icrayı sanat etmesi ve muayenehane açan tabibin başka bir sağlık kuruluşunda meslek icrasında bulunması memnudur.”

MADDE 10.- 1219 sayılı Kanunun 25 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Diploması olmadığı halde cerri menfaat için olmasa dahi her hangi suretle olursa olsun hasta tedavi eden veya tabip unvanını takınan şahıs üç yıldan  beş yıla  kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.  Bu suretle icrayı sanat neticesinde Türk Ceza Kanunu itibariyle daha ağır cezayı müstelzim bir fiil işlenilmiş olduğu takdirde o fiile mahsus ceza verilir.

İlgili mevzuatı gereğince serbest meslek icra etme ve özel sağlık kuruluşlarında çalışma yasağı bulunduğu halde bu yasağa aykırı hareket eden tabipler hakkında 25 bin, bir yıl içerisinde tekerrüründe 50 bin Türk lirası idari para cezasına hükmedilir. Bu kişileri istihdam eden özel sağlık kuruluşuna da 50 bin Türk lirası idari para cezası verilir, aynı fiilin bir yıl içerisinde tekerrüründe 100 bin Türk lirası idari para cezası uygulanır ve kuruluşun ruhsatı geri alınır. Bu cezalar, fiilin işlendiği yerin mülki idare amiri tarafından verilir.”

MADDE 11.- 1219 sayılı Kanunun 41 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“İlgili mevzuatı gereğince serbest meslek icra etme ve özel sağlık kuruluşlarında çalışma yasağı bulunduğu halde bu yasağa aykırı hareket eden diş tabipleri hakkında 25 bin, bir yıl içerisinde tekerrüründe 50 bin Türk lirası idari para cezasına hükmedilir. Bu kişileri istihdam eden özel sağlık kuruluşuna da 50 bin Türk lirası idari para cezası verilir, aynı fiilin bir yıl içerisinde tekerrüründe 100 bin Türk lirası idari para cezası uygulanır ve kuruluşun ruhsatı geri alınır. Bu cezalar, fiilin işlendiği yerin mülki idare amiri tarafından verilir.”

MADDE 12.- 22/05/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 81 inci maddesinin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

 “İşverenlerce işyeri hekimliği hizmetleri Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kuruluşlarından da alınabilir.”

 

MADDE 13.- 31/12/1980 tarihli ve 2368 sayılı Sağlık Personelinin Tazminat ve Çalışma Esaslarına Dair Kanun yürürlükten kaldırılmıştır.

Yürürlük

            MADDE 14.- Bu Kanun  yayımı tarihinden altı ay sonra yürürlüğe girer.

            Yürütme

MADDE 15.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. 

 

GENEL GEREKÇE

 

Ülkemizde, 31/12/1980 tarihinde çıkarılan 2368 sayılı Sağlık Personelinin Tazminat ve Çalışma Esaslarına Dair Kanun ile, özel kanunlarına göre serbest çalışma hakkı bulunan sağlık personeline, mesleğini kamu kurum ve kuruluşları dışında da serbest olarak icra etmek üzere kısmî zamanlı çalışma hakkı tanınmıştır. Esasen, uygulandığı dönemlerde, tam gün yasası olarak da bilinen 2162 sayılı Kanunun sağladığı malî hakların 2368 sayılı Kanunla ortadan kaldırılması nedeniyle, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan sağlık personelinin mağdur olmaması için kanunkoyucu hem kamuda ve hem de özel olarak çalışılmasına müsaade etmiş ise de, bilhassa 2003 yılından itibaren bütçe kanunlarında ve ardından 209 sayılı Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanunda yapılan düzenlemeler ile başta hekimler olmak üzere tüm sağlık personeline, maddî yönden tatmin edici düzeyde döner sermayeden performansa dayalı ek ödeme yapılması sağlanmıştır.

Buna göre, uzman hekimler ortalama 4 bin YTL ek ödeme almakta ve bu miktar branşa göre daha da artabilmektedir. Buna maaş geliri de eklendiğinde 5 bin YTL’nin üzerinde ödeme yapılmaktadır. Performansa dayalı ek ödeme sistemine geçilmesiyle birlikte, gönüllü olarak hekimlerimizin % 62’si serbest çalışmaya son vermiş ve kamu sağlık kurum ve kuruluşlarında tam gün çalışmaya başlamıştır. 2003 yılında yalnızca % 11 olan bu oranın performansa dayalı sistemle bu denli artması, sağlık çalışanlarını da daha özverili bir şekilde çalışmaya sevkederek, kısa sürede sağlık sisteminde olumlu etkilerini göstermeye başlamıştır.

Öte yandan, 2368 sayılı Kanunun uygulanması ile kazanılan tecrübeler göstermiştir ki; hekimin tüm mesaisini kendi kurumuna hasretmemesi kamu hizmetlerinin layıki ile sunulmasını engellemiş ve hastaların memnuniyetsizliğine yol açmış; toplumda serbest çalışılan muayenehanelere hasta yönlendirildiği söylentileri yaygınlaşmış ve bu da kamu hastanelerimize olan güvene ve hekimlerimizin saygınlığına gölge düşürür hale gelmiştir. Son dönemde, performansa dayalı ek ödeme sistemi ile birlikte serbest çalışmaya son verilmesi, bu tür istenmeyen olayları son derece azaltmış ise de, bu tasarının kanunlaşması ile tamamen ortadan kalkacağı kesindir. 

Yine, Türkiye sağlık sisteminde “hizmet sunumu” ile “finansman”ın birbirinden kesin çizgilerle ayrıldığı bir modele doğru gidilmekte olup; Sosyal Güvenlik Kurumuna (devredilen Sosyal Sigortalar Kurumuna) ait hastanelerinin Sağlık Bakanlığına devri, bu süreçteki en önemli adımlardan birini oluşturmuştur. Yine, genel sağlık sigortasına geçişle birlikte 2008 yılından itibaren Sosyal Güvenlik Kurumu sağlık hizmetlerinin tek alıcısı konumuna gelmiş olacaktır. Sosyal Güvenlik Kurumu ise, artık ayırım yapmadan özel sektörden de hizmet almaktadır. Dolayısıyla, hizmet sunulacak vatandaşlar bakımından kamu ve özel sektör arasında ayırım kalmamıştır. Öte yandan, son yıllarda özel sektörün sağlık alanında yatırım yapmasına ve desteklenmesine büyük önem verildiğinden, özel sektörün bu alandaki etkinliği arttırılmış ve dolayısıyla, sağlık personeli için özel sektöre ait sağlık kurum ve kuruluşları ciddî bir istihdam seçeneği haline gelmiştir. Bu nedenle, halen hem kamu ve hem özel sektörde çalışmakta olan % 38 oranındaki hekim kadromuzun kendi tercihleri ile ya kamuda ya da özel sektörde çalışmaları konusunda karar vermeleri gerekmektedir.    

Bu Kanun ile; hiçbir istisnaya yer vermeksizin, üniversiteler ve Türk Silahlı Kuvvetlerine ait sağlık kuruluşlarında çalışan sağlık personeli de dahil olmak üzere, kamuda çalışan tüm hekimlerin ve özel kanunlarına göre serbest çalışma hakkı bulunan diğer sağlık personelinin kamu sektöründen veya özel sektörden (muayenehane açarak veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında) yalnızca birinde çalışmasına cevaz verilmesi amaçlanmaktadır.

Öte yandan, istisnasız olarak hekimlerin kamu sektörü ile birlikte özel sektörde de çalışabilme hak ve yetkisine son verilirken, hekimlerimizin emeklilik haklarına da yansıyacak şekilde 657 sayılı Kanunundaki ek gösterge oranlarında iyileştirme yapılmaktadır.   

Yukarıda açıklanan nedenlerle; kamu sağlık kuruluşlarında görev yapan hekimlerimizin tüm mesaisini çalıştığı kuruma hasretmesi suretiyle sağlık hizmetlerinin hakkaniyete, halkın ihtiyaç ve beklentilerine uygun, verimli, kaliteli ve etkin şekilde sunulmasını geliştirmek amacıyla bu Kanun Tasarısı hazırlanmıştır.   DDE GEREKÇELERİ

 

 

 

MADDE 1- Bu madde ile; 2368 sayılı Sağlık Personelinin Tazminat ve Çalışma Esaslarına Dair Kanun yürürlükten kaldırılarak kısmî çalışmaya son verileceğinden, sağlık personelinin çalışma sürelerinin diğer Devlet memurları gibi 40 saat olarak düzenlenmesi amaçlanmaktadır. İyonlaştırıcı radyasyona maruz olarak çalışan personelin çalışma süresi de, genel olarak 40 saat olarak düzenlenmiş olup; bu mesai süresi içinde, belirlenen radyasyon dozu limitlerinin aşılması halinde alınacak tedbirlerin neler olduğu Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmeliğe bırakılmıştır.

 

MADDE 2- Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışıp da mesleğini serbest olarak icra etmek hak ve yetkisine sahip olan tabip ve uzman tabiplerin bu hak ve yetkisi sona ereceğinden, malî haklarda iyileştirilme yapılması bakımından, 657 sayılı Kanundaki ek göstergeleri yeniden düzenlenmiştir.

 

MADDE 3 – Hekimlerin hem kamuda hem de özel sektörde çalışmasına son verilmesi ile, 4857 sayılı İş Kanununa göre elliden fazla işçi çalıştıran işyerleri bakımından istihdamı zorunlu olan işyeri hekimi bulmakta zorluklar yaşanması pek muhtemeldir. Bu nedenle, Tasarı’nın 12 nci maddesinde yapılan düzenleme ile, işverence işyeri hekimliği hizmetlerinin Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarından da hizmet alınmasına imkan tanınmıştır. 

Bu durumda işyeri hekimliği hizmetlerinin bedeli döner sermayeye ödeneceğinden, bu madde ile, 209 sayılı Kanunun döner sermaye gelirlerini düzenleyen 3 üncü maddesine işyeri hekimliği hizmetlerinin de ilave edilmesi öngörülmektedir. 

 

MADDE 4- 209 sayılı Kanunun 5 inci maddesine göre, hekimlere döner sermayeden ek ödeme yapılmasına ilişkin kriterlerden biri de, serbest çalışıp çalışmama idi. Artık kamu sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan hekimlerin serbest çalışması soz konusu olmadığından bu kriterin hükümden çıkarılması uygun görülmektedir.

Ayrıca, sağlık personeli ihtiyacının karşılanmasını teminen, Bakanlığımız bünyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B. maddesine göre sözleşmeli personel de istihdam edilmekte olup; bu nedenle, döner sermayeden ek ödeme yapılacak personel arasında 4/B. maddesine göre çalıştırılan personelin de sayılması da gerekli görülmektedir.  

 

MADDE 5- Genel Gerekçede belirtilen amaçlara ulaşılabilmesi için, hiçbir istisnaya yer vermeksizin, üniversiteler ve Türk Silahlı Kuvvetlerine ait sağlık kuruluşlarında çalışan sağlık personeli de dahil olmak üzere, kamuda çalışan tüm hekimlerin ve özel kanunlarına göre serbest çalışma hakkı bulunan diğer sağlık personelinin kamu sektöründen veya özel sektörden yalnızca birinde çalışmasına izin verilmektedir.

Bu çerçevede, 2547 sayılı Kanuna göre üniversitelerde kısmi statüde görev yapan, 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin (III) numaralı bendindeki sağlık hizmetleri sınıfında (hayvan sağlığı hariç) sayılan meslek unvanlı profesör ve doçentlerin de serbest çalışmalarına müsaade edilmemesi gerekli görülmektedir. Yalnızca, özel kanunlarla belirlenen görevler ile araştırma-geliştirme faaliyetleri ve telif hakları istisna tutulmuş bulunmaktadır.

 

 

 

MADDE 6- Üniversitelerde çalışıp da mesleğini serbest olarak icra etmek hak ve yetkisine sahip olan tabip ve uzman tabiplerin bu hak ve yetkisi sona ereceğinden, döner sermayeye dayalı malî hakları da yenden düzenlenmektedir.

 

MADDE 7- Bu madde ile; Genel Gerekçede belirtilen amaca uygun olarak, 2955 sa­yı­lı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun 32 nci maddesindeki, profesör ve doçentlerin çalışma saatleri dışında meslek ve sanatlarını serbest olarak icra edebileceklerine ilişkin hüküm metinden çıkarılmıştır.

 

MADDE 8-  Türk Silahlı Kuvvetlerinde çalışıp da mesleğini serbest olarak icra etmek hak ve yetkisine sahip olan tabip ve uzman tabiplerin bu hak ve yetkisi sona erdiğinden, malî haklarında iyileştirilme yapılması gerekmektedir. Ancak, gerek Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesinde ve gerekse diğer askeri hastanelerde döner sermayeden personele ek ödeme yapılamadığından, 926 sayılı Kanunda düzenleme yapılarak, askeri hekimlere “tamgün sağlık tazminatı” adı altında ödeme yapılması öngörülmüştür.

MADDE 9-  1219 sayılı Kanunun 12 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, tabibin, ikametgâhı müstesna olmak üzere müteaddit yerlerde muayenehane açarak icrayı sanat etmesi yasaklanmış bulunmaktadır. Bu madde ile; muayenehane açan tabibin başka bir sağlık kuruluşunda meslek icrasında bulunması da yasaklanmış bulunmaktadır.

 

MADDE 10- Bu madde ile; diploması olmadığı halde her hangi suretle olursa olsun hasta tedavi eden veya tabip unvanını takınanlara verilecek cezalar arttırılarak  diş tabiplerine verilen cezalarla paralel hale getirilmiş, ayrıca kamuda çalışıp da kanuna aykırı olarak serbest meslek icra eden ve özel sağlık kuruluşlarında çalışan tabipler bakımından cezaî yaptırım öngörülüştür.

 

MADDE 11- Bu madde ile; kamuda çalışıp da kanuna aykırı olarak serbest meslek icra eden ve özel sağlık kuruluşlarında çalışan diş tabipleri bakımından 1219 sayılı Kanunda cezaî yaptırım öngörülmektedir.

 

MADDE 12- Hekimlerin hem kamuda hem de özel sektörde çalışmasına son verilmesi ile, 4857 sayılı İş Kanununa göre elliden fazla işçi çalıştıran işyerleri bakımından istihdamı zorunlu olan işyeri hekimi bulmakta zorluklar yaşanması pek muhtemeldir. Bu madde ile yapılan düzenleme ile, işverence işyeri hekimliği hizmetlerinin Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarından da hizmet alınmasına imkan tanınmıştır. 

 

MADDE 13- Bu madde ile; Genel Gerekçe’de açıklanan sebeplerle 2368 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmaktadır. 

 

MADDE 14 –Yürürlük maddesidir.

 

MADDE 15 – Yürütme maddesidir.