SBS        
 

Orta Öğretim Kurumlarına  Girişte Yeni Sistem: SEVİYE BELİRLEME SINAVI ( SBS)

   
   
 
     
     
 

 
   
   
 

TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN DIŞ SİYASETİ

 

  

- Atatürk’e göre dış politikamız şöyledir: dış politikada ulusal gücümüze dayanan milli sınırlar içinde bağımsızlığımızı korumakla ve ülkenin gelişimini sağlamaktır.

Dış Politikanın Başlıca İlkeleri: 1- her şeyden önce ulusal gücümüze dayanmak       2- Ulusal sınırlarımız içinde kalmak

3- gerçekleştiremeyeceğimiz emeller peşinde koşmamak                                           4- Dış politikada Türkiye’nin çıkarlarını esas almak

5- Milletler arası ilişkilerde eşitliğe dayanan dostluk ve anlaşmalar kurmak              6- Kamuoyunun isteklerini dikkate almak       

7- Diğer devletlerin iç politikalarından ve yönetimlerinden etkilenmemek                8- Uluslar arası ilişkilerde bilim ve teknolojiyi yol

                                                                                                                                          gösterici olarak kabul etmek

** M. Kemal’in : “Yurtta sulh, cihande sulh.” sözü dış politikamızın yönlendiricisidir.

Cumhuriyet Dönemi İlk Yıllarda Dış Siyasetimizdeki Gelişmeler:

1- Musul Sorunu (1926): Lozan’da Musul sorunu İngiltere ve Türkiye arasında çözülmek üzere sonraya bırakılmıştı. 1924’te başlayan görüşmelerden sonuç alınamadı.Türkiye Milletler Cemiyetine başvurarak bölgede referandum (halk oylaması) istedi ancak İngilizler kabul etmedi. Türkiye Musul’a askeri harekat düzenlemeyi düşünürken İngilizlerin desteklediği Şeyh Sait İsyanının çıkması buna engel oldu. Daha sonra Milletler Cemiyeti ve Lahey Adalet Divanının kararları iki ülkeyi de memnun etmedi.

- İngiltere ve Türkiye arasındaki görüşmeler sonunda Ankara Antlaşması imzalandı (5 Haziran 1926). Bu Antlaşmayla: Musul Irak Hükümetine ait olacak. Irak petrol gelirlerinin %10’unu 25 yıl süreyle Türkiye’ye verilecek.

2- Montrö Boğazlar Sözleşmesi (20 Temmuz 1936): Lozan’da boğazlar komisyon yönetimine bırakılmıştı. II. Dünya Savaşının başlama sinyalleri üzerine Türkiye boğazlar konusu üzerine bir konferans istedi. İngiltere ve Rusya bu isteği destekledi.

- İsviçre’nin Montrö kentinde konferans toplandı. Ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi imzalandı. Buna göre:

1- Boğazlar Komisyonu kaldırılarak yetkileri Türkiye’ye devredildi.

2- Türkiye boğazların iki yakasında istediği kadar asker bulundurabilecek.

3- Savaş gemilerinin boğazlardan geçişine bazı sınırlamalar  getirilecek.

4- Barış zamanında ticaret gemileri boğazlardan serbestçe geçebilecek.

3- Balkan Antantı (9 Şubat 1934): Almanya ve İtalya’nı silahlanması Balkan ülkeleri arasında huzursuzluğa yol açtı. Bunun üzerine Türkiye, Yugoslavya, Yunanistan, Romanya arasında Balkan Antantı kuruldu.

- Türkiye böylece Balkan sınırını güvenceye aldı. Ancak İtalya’nın baskıları sonucu Balkan Antantı 1939’da dağıldı.

4- Sadabat Paktı (8 Temmuz 1937): İtalya’nın Habeşistan’ı (Etiyopya) işgali üzerine Doğu Akdeniz ve Ortadoğu ülkeleri arasında işbirliğine gidildi. Türkiye, Irak, İran ve Afganistan arasında yapıldı. Böylece Doğu ve Güneydoğu sınırları güvenlik altın alındı.

5- Hatay Sorunun Çözümü (30 Haziran 1939): Fransa’yla yapılan 20 Ekim 1921tarihli Ankara Antlaşması ile Hatay’da özel yönetim kurulması kararlaştırılmıştı.

- 1936’da Fransa; Suriye ve Lübnan’dan çekilince Suriye Hatay’ı almaya çalıştı. Önce Türkiye ve Fransa garantisinde özerk “İskenderun Sancağı” kuruldu. Sonra 2 Eylül 1938’de bağımsız “Hatay Devleti” kuruldu.

- Daha sonra Fransa ile Türkiye anlaşarak Hatay’ın Türkiye’ye katılması kararlaştırıldı. 29 Haziran 1939’da Hatay Meclisi Türkiye’ye katılma kararı aldı. 30 Haziran 1939’da Hatay resmen Türkiye’ye bağlandı.

** Böylece Suriye sınırımız belli oldu. 

** Hatay Atatürk’ün ölümünden sonra Türkiye’ye bağlandı.

6- Türkiye’nin Milletler Cemiyetine Girmesi (1932): I. Dünya savaşı sonunda Milletler Cemiyeti kurulmuştu. Ancak galip devletlerin denetimine nedeniyle Türkiye üye olmamıştı.

- Fakat daha sonra bu cemiyet silahsızlanma ve uluslar arası barış konusunda çalışmaları üzerine Türkiye 6 temmuz 1932’de Milletler Cemiyetine üye oldu.

Türkiye’nin Jeopolitik Önemi:

Jeopolitik; coğrafyanın, ekonominin, doğal kaynakların, sosyal ve siyasal faktörlerin bir devletin dış politikasına etkisidir. Ülkemiz jeopolitik açıdan çok önemli bir yere sahiptir.

Türkiye’nin Jeopolitik Önemi: 1- Asya ve Avrupa arasında bir köprü teşkil eder.

2- Karadeniz ve Akdeniz arasında bağlantı sağlayan boğazlara sahiptir.

3- Dünyanın zengin petrol yatakları olan Ortadoğu ülkelerine yakındır.

4- Zengin yer altı ve yerüstü zenginliklerine sahiptir.

5- Besin gereksinimlerini sağlayabilen ender ülkelerden biridir.

6- Kültür uygarlıklarının kesiştiği noktadır.

7- İklim ve turizm açısından uygun koşullara sahiptir.

8- Dünya güç dengesini belirleyen stratejik bir noktaya sahiptir.