EKLER

Türkçe eklemeli (sondan eklemeli)
bir dildir. Türkçede değişmez kökler, onlardan türetilen gövdeler ve kök ve
gövdelere eklenen yapım ve çekim ekleri vardır.
¶Dilimizi kullanışlı hâle getiren;
aynı kelimelerle farklı anlamlar ifade edilmesini, kelime haznesinin
genişlemesini sağlayan, eklerdir.
EK
¶Kelimelerle
cümleler kurmak, onlara cümle içinde görev yüklemek ve kelimelerden yeni
kelimeler türetmek amacıyla onlara eklenen seslere/hecelere ek
denir.
Kelimelere cümlede
görev yüklenirken ve onlardan yeni kelimeler türetilirken öncelik yapım
eklerinindir. Yapım eklerinin üzerine çekim ekleri gelir. Ama bir iki ek
haricinde çekim ekinin üzerine yapım eki getirilemez.
Ekler kendilerinden
önceki kelimelere bitişik yazılır. Yalnız, “mİ” soru eki her zaman ayrı
yazılır; “ek-fiil”in kendisi, yani “i-(mek)” de ayrı ya da bitişik
yazılabilir. Zaten ek-fiil bitişik yazıldığında düşer, sadece zaman eki
kalır:
mİ: Gelmedi mi?
i(mek): Gelecek idi, gelecekti
Ekler yapım ve
çekim ekleri olmak üzere ikiye ayrılır. Yapım ekleri anlam; çekim ekleri de
görev belirler.
I. ÇEKİM EKLERİ
¶Kelimelerin
çekimlenerek değişik yerlerde ve görevlerde kullanılmasını sağlayan eklere
çekim eki denir.
Çekim ekleri,
kelimelerin diğer kelimelerle bağ kurmasını, kelimelerin cümlede görev
almasını, hâlini, sayısını, zamanını, şahsını belirtir. Kısaca çekim ekleri
kelimelerin cümle içerisinde kullanılmasını sağlar.
Kök veya gövde
hâlindeki kelimeler ancak çekim eklerini alarak diğer kelimelere bağlanır,
zaman ve şahıs anlamı kazanır.
“Kardeş kitap yer sor.”
Bu kelime dizisi bu hâliyle ancak
bir kelime yığınıdır. Bir maksat, duygu, fikir, haber, bilgi ifade etmez.
Ancak “bu kelimelerle ne söylenmek istenebilir”, sorusundan hareketle bir
şeyler uydurulabilir ki bu yolla bu kelimelerin ne için söylendiği kesin
olarak bilinemez.
Öyleyse bu kelime yığınını
anlaşılır hâle getirmek için çekim eklerine ihtiyaç vardır. Çeşitli çekim
ekleriyle bu kelimelerden anlamlı cümleler çıkarabiliriz:
“Kardeşine kitabın yerini sor.”
“Kardeşimden kitapların yerini
soracağım.”
“Kardeşin kitabının yerini sordu.”
Çekim ekleri eklendiği kelimenin
anlamını değiştirmez. Çekim ekleri yeni kelimeler türetmeye yarayan ekler
değildir; yani bu ekler kelimenin anlam ve türlerini değiştirmeyen eklerdir.
Yukarıdaki örnekte değişik çekimlere rağmen kelimelerin anlamlarının
değişmediği görülür.
Çekim ekleri getirildikleri
kelimenin türüne göre ikiye ayrılır:
İsim çekim ekleri ve Fiil çekim
ekleri
A. İSİM ÇEKİM EKLERİ
¶İsimlerin ve isim soylu
kelimelerin sonuna gelerek onları diğer isimlere, edatlara, fiillere
bağlayan; cümle içindeki görevlerini belirleyen, ait oldukları kişileri
belirten ve isimlerin çeşitli durumlarını bildiren eklerdir.
İsim çekim ekleri şunlardır:
1-Hâl ekleri: -i, -e,
-de, -den, -in, -ce, -le
2-İyelik ekleri: -m, -n, -i, -si, -miz, -niz, -leri
3-Çoğul eki: -ler
4-Soru eki: mi
5-Ek-fiil: -dir, -idi, -imiş
6-Tamlama ekleri: -in,
7-İlgi zamiri -ki
1. HÂL (DURUM) EKLERİ
¶İsimleri isimlere, fiillere,
edatlara bağlayan, diğer kelimelerle ilişki kurarak isimlerin cümlede görev
kazanmasını sağlayan eklerdir.
İsmin hâllerinin başında yalın hâl
(nominatif) gelir, ama bu hâlin eki olmadığı için sıralamaya dahil etmedik;
isimler konusunda işlenmiştir.
a. -İ Belirtme/Yükleme Hâl Eki
Fiildeki işten, hareketten,
eylemden etkilenen varlığı belirtir. Yani bu eki alan isimler cümlede
belirtili nesne görevinde bulunur.
ev-i gördüm, kapı-y-ı açtım, okul-u
boyadılar, gül-ü koparmayın...
İsmi fiile bağlar.
Çocukları buradan
kim alacak?
Babası çocuğu çağırdı.
Şimdi soruları cevaplayın.
Burada kimi bekliyorsunuz?
Türkçede iki tane –i eki vardır:
–i: iyelik eki: (onun) kalem-i
–i: belirtme hâl eki: kalem-i (kim aldı?)
b. -E Yönelme Hâl Eki
İsimleri fiillere, bazen de edatlara bağlar.
Yönelme hâlinde, ismin belirttiği kavrama yöneliş, dönme
söz konusudur.
okul-a git, ev-e dön...
Eklendiği kelimelere farklı anlamlar katar ve değişik
anlam ilişkileri kurar.
Yönelme, yaklaşma, ulaşma bildirir. Bu eki alan kelimeler
cümlede dolaylı tümleç ve yüklem olabilir:
Bugün okula gitti.
Benim itirazım yapılan haksızlığa. (haksızlığadır: yüklem)
Fiyat, araç ile anlamı katar:
Kitabı bin liraya aldı.
(karşılığında)
Bu iş kaç paraya olur?
Zaman bildirir, zarf tümleci yapar:
Bu iş sabaha biter.
Haftaya size gelelim.
Yer bildirir:
Bizi karşılamak için kapıya geldi.
İsimleri edatlara bağlar:
Akşama kadar okulda ders çalıştık.
Sabaha karşı varırız.
Yaşına göre ağır bir işte çalışıyordu.
Deyim kurar:
Ağzına geleni söyler.
İşleri yoluna koymak
Başına buyruk.
Başa gelen çekilir.
Çok cana yakın bir çocuktu.
İçin, aitlik, amaç ilgisi kurar:
Bunu size aldık. (sizin için)
Sana bir iyilik düşünüyorlar. (senin için)
Annesini görmeye gitti.
İkilemeler kurarak durum bildirir:
Otobüse nefes nefese yetiştiler.
İki ahbap kafa kafaya vermiş...
“-an, -en” sıfat-fiil ekleriyle birleşerek abartma anlamı
veren ikilemeler kurar:
Soran sorana,
geçen geçene,
giden gidene...
Şekilce çekimli fiil olan fakat fiil özelliğini kaybetmiş
söz gruplarına gelir:
Geçmiş olsuna gitti. (demeye)
c. -DE Bulunma Hâl Eki
İsimleri fillere bağlar.
ev-de oturma, okul-da öğren,
yurt-ta kaldı, devlet-te bulunuyor...
Cümlede dolaylı tümleç, zarf tümleci ve yüklem yapar:
Eski İstanbul'da ne güzel günler
yaşanmış. (dolaylı tümleç)
Saat yedide mi gelecekmiş? (zarf tümleci)
Her şey yerli yerinde. (yüklem)
Zaman bildirir:
Okullar bu yıl da eylülde açılacak.
(zarf tüml.)
Fiili durum yönüyle niteler:
Suyu bir yudumda içti. (zarf tüml.)
Siz ayakta kaldınız.
Çamaşırları elde yıkıyormuş.
Zaman ve sayı bildiren kelimelere eklenerek ölçü, miktar
bildirir:
Yılda yirmi gün izni var.
Haftada bir geliyor.
Yüzde yetmiş başarı vardı.
İkilemeler kurar:
Ayda yılda bir uğrar oldu.
Elde avuçta ne varsa bitti.
Eklendiği kelimeyi sıfat yapar:
Parmak kalınlığında yaprakları var.
Yapım eki görevi görür:
Gözde sanatçılarımızdandı.
Peyami Safa'nın "Sözde Kızlar"ını okudun mu?
Sözde Ermeni soykırımı...
d. -DEn Ayrılma/Uzaklaşma Hâl Eki
İsimleri fillere bağlar.
okul-dan çıktı, ev-den ayrıldı,
yurt-tan geliyor, devlet-ten istedi...
Eklendiği kelimeyi dolaylı tümleç yapar; yer, ayrılma,
uzaklaşma bildirir:
Ali, evden yeni çıktı.
Birçok seneler geçti dönen yok seferinden.
Edat tümleci ve yüklem de yapar.
Gönüldendir şikâyet.
(yüklem)
Bebek gürültüden uyandı (edat tümleci)
Yalnızlıktan sıkıldım. (edat tümleci)
Durum bildirir:
Yağmur hafiften yağıyor.
Ben onu yakından tanırım.
Üstünlük, karşılaştırma bildirir:
Kıldan ince
baldan tatlı
Erzurum’dan soğuk şehir yok.
Bundan iyisi bulunmaz.
Bütünün parçasını, bütünden ayrılmayı ifade eder:
Verilen pastadan bir dilim yedi.
Soruların cevabını sözlerimden çıkaracaksınız.
Canından can vermek istiyordu.
İsimleri edatlara bağlayarak edat grubu ve edat tümleci
oluşturur:
Akşamdan beri seni arıyoruz.
Yemekten sonra çayı nerede içeceğiz?
Sebep bildirir:
Soğuktan tir tir titriyordu.
Yorgunluktan uyuyuverdi.
İsim tamlamalarında tamlayan ekinin (-in) yerine
kullanılır:
Geçen gün öğrencilerden biri yanıma
geldi.
Bu ürünlerden hangisini istediğinizi söyleyin.
Yapım eki özelliği kazanarak eklendiği kelimeyi sıfat
yapar:
Sıradan insanlarla düşüp kalkma
diyordu.
Sudan sebeplerle buradan ayrılıp gitti.
Toptan satış
Uzaktan akraba
En içten duygular
İkilemeler kurar:
Zavallı çocuk günden güne eriyor.
Baştan başa bizim bu topraklar.
Durumumuz yıldan yıla kötüye gidiyor.
Dünden bugüne ne değişti ki...
Varlıkların neden, hangi maddeden yapıldıklarını
bildirir:
Üstüne yünden bir kazak almıştı.
Tahtadan kılıçlarla oynuyorlardı.
Ayı derisinden post; Rus’tan dost olmaz.
Zaman anlamlı kelimelere gelerek zaman anlamı katar:
Bu işi dünden halletmeliydik.
Yarın geceden yola çıkmayı düşünüyoruz.
e. -CE Eşitlik Hâl Eki
İsimlere ve isim soylu kelimelere eklenerek çeşitli
anlamlar katar. Türkçe'nin işlek eklerinden biridir. Bu eki alan kelimeler
cümlede zarf tümleci ve yüklem olarak kullanılır. Tür olarak da isim, sıfat
ve zarf türetir.
ben-ce, okul-ca, yurt-ça, sert-çe...
Gibi, benzerlik anlamları katar:
Çocukça davranışları vardı.
İnsanca hareket etmeliyiz.
Yüklem yapar:
Onun davranışları çok zaman
delicedir.
Bakımında, yönüyle anlamı katar:
O sizden kiloca biraz daha düşük.
Akılca birbirinizden farkınız yok.
Göre anlamı katar, edat gibi kullanılır:
Sence bu yaptığın doğru mu?
Bence bu doğru.
Çokluk, abartma anlamı katar:
Evinde yüzlerce kitabı var.
Zaman bildiren isimlere gelerek eşitlik, süresince, boyu
anlamı katar:
Bu okulda yıllarca çalıştım dedi.
O gün sizi saatlerce bekledik.
Birliktelik, beraberlik anlamı katar:
Bu kararı sınıfça aldık.
Bugün milletçe sevinçliyiz.
Durum bildirir; zarf tümleci yapar:
Anlatılanları sessizce dinledi.
Düşüncelerini açıkça dile getirdi.
Elazığ'dan gizlice ayrıldık.
Küçültme, sınırlandırma anlamı katar:
Oralarda yaşlıca bir adam
dolaşıyordu.
Fatih, büyükçe bir taşı alıp denize atıverdi.
f. -lE Vasıta Hâl Eki
“ile” edatı kaynaklıdır; “i” düşürülerek kullanılır.
Ünlüyle biten kelimelere eklenirken araya y kaynaştırma
harfi girer:
masa›masa-y-la.
Ünsüzle biten kelimelere eklendiğinde –la, -le
şeklindedir:
kalem›kalemle.
İsim ve isim soylu kelimelere eklenerek değişik anlamlar
katar. Bu eki alan kelimeler cümlede zarf tümleci, edat tümleci ve yüklem
olarak kullanılır.
Edat tümleci yapar:
Mor bulutlarla açık türbene çatsam
da tavan. (edat tüml.)
Durum bildirir; zarf tümleci yapar:
İşi kolaylıkla başardı.
Ayağına gelen topa hızla vurdu.
Babasını sevinçle karşıladı.
Yüklem yapar:O
artık bizimledir.
Birliktelik anlamı katar:
Öğrencileriyle geziye gitmişti.
Araç, alet bildirir:
Arabasıyla evimize kadar getirdi.
İğneyle kuyu kazıyorsun.
“ve” bağlacı görevinde kullanılır:
Annemle kardeşim buraya geldiler.
Baki’yle Fuzuli, 16. yy. şairleridir.
Sebep ve zaman bildirir:
Rüzgârın etkisiyle dallar sallandı.
Sonbaharın gelmesiyle soğuklar artmıştı.
Zilin sesiyle yarışma bitti.
g. –(n)İn İlgi Hâl Eki (tamlayan
eki)
İsimleri isimlere bağlayarak tamlama kurmaya yarar.
Bu ek birinci tekil ve çoğul şahıs için “–İm”
şeklindedir: ben-im, biz-im.
İsimleri isimlere bağlar:
Benim elim kanadı
Kitabın yaprağı yırtılmış.
Yalancının mumu...
Gözlüğün camı...
İsimleri, zamirleri ve sıfat-fiilleri edatlara bağlar:
Bunu senin için yaptım dedi.
İsimleri ve zamirleri fiillere bağlar:
Birincilik ödülü Atilla'nın oldu.
En güzel ve mutlu yıllar sizlerin olsun.
Not:
“-dEn” eki tamlayan ekinin yerini tutabilir:
öğrencilerin bazıları›öğrencilerden
bazıları
onların biri›onlardan biri
2. İYELİK EKLERİ
İsimlerin ve isim soylu kelimelerin
sonuna gelerek onların sahiplerini, ait oldukları kişileri belirten
eklerdir. Tamlayansız kullanıldıkları zaman bu eklere iyelik zamirleri de
denir.
kitab-ım, kitab-ın, kitab-ı, kitab-ımız,
kitab-ınız, kitap-ları
masa-m, masa-n, masa-s[2]-ı, masa-mız,
masa-nız masa-ları
su-y[3]-um, su-y-un, su-y-u, su-y-umuz,
su-y-unuz, su-ları
ne-y-im, ne-y-in, ne-y-i/ne-s-i,
ne-y-imiz, ne-y-iniz, ne-leri
İyelik ekleri isim tamlamasında tamlanana gelir:
Zil, şal ve gül. Bu bahçede raksın
bütün hızı...
Şevk akşamında Endülüs üç defa kırmızı...
Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce
dildedir.
İspanya neşesiyle bu akşam bu zildedir.
Kapının kol-u,
işin baş-ı,
hayvan sevgi-s-i
İyelik ekleri bazen yer bildiren zamirlerden (işaret
zamirleri) sonra gelerek belirtme görevlerinde bulunur:
burası, ötesi, şurası...
Sıfatlardan sonra gelerek
zamir yapar:doğrusu, böylesi, başkası...
Bazen isimlerle ve sıfatlarla birlikte sevgi ve abartma
ifade eder:
Camın İstanbul.
Güzelim çiçekler kurumuş
İyelik eklerinden sonra hâl ekleri gelebilir:
Baba-m-a soracağım.
Kardeş-i-n-i arıyormuş.
-ler ekiyle –i iyelik eki birlikte kullanılarak zaman
bakımından genelleme yapılır:
akşamları, sabahları,
gündüzleri...
3. İLGİ ZAMİRİ: -ki
İlgi zamiri belirtili isim tamlamalarında tamlananın
yerini tutabilir:
benim kalemim›benimki
onun eli›onunki
Türkçede üç tane “ki” vardır: “ki”, “-ki”, “-ki”
a. “ki” Bağlacı
Sadece “ki” biçimi vardır.
Kendinden önceki ve sonraki
kelimelerden ayrı yazılır.
Türkçe değil, Farsça bir bağlaçtır
ve Türkçe cümle yapısına aykırı olarak kullanılır.
“ki” ile başlayan bir ara cümle
asıl cümlenin içinde kısa çizgiler arasında verilebilir:
Bu ezanlar -ki şahadetleri dinin
temeli-
Yağmur yağmadı ki mantarlar ortaya
çıksın.
Atatürk diyor ki: ...
Bir şey biliyor ki konuşuyor.
Ben ki hep sizin için çalıştım.
Sınavı kazanabilir miyim ki...
Baktım ki gitmiş.
b. “-ki” İlgi Zamiri
Ek hâlindeki tek zamirdir.
Eklendiği kelimeye -ki sadece isim
tamlamasında tamlayana eklenir- bitişik yazılır ve bir ismin (tamlananın)
yerini tutar.
Büyük ve küçük ünlü kurallarına
uymaz; sadece –ki şekli vardır:
senin kalemin›seninki, Ali’nin
eli›Ali’ninki, onun düşüncesi›onunki...
c. “-ki” Yapım Eki
İsimlere eklenerek yer ve zaman
bildiren sıfatlar türeten ektir.
Zaman bildiren kelimelerin sonuna
doğrudan eklenirken, yer bildiren sıfatlar türetirken “-dE” hâl ekiyle
birlikte kullanılır.
Sadece –ki ve az da olsa –kü
şekilleri vardır:
bu yılki sınav, yarınki maç, dünkü
film, bugünkü aklım...
masadaki kitaplar, duvardaki saat,
evdeki hesap...
4. –lEr ÇOĞUL EKİ
Cins isimlerine gelerek onların
çoğul şekillerini yapar.
Kelimeler arasında ilgi kurmaz:
dağlar, fikirler, idealler,
öğrenciler, dertler...
Özel isimlere getirildiğinde:
1. Aile anlamı katar;
-gil ekinin yerine kullanılır, yapım eki görevinde olduğu için ayrılmadan
yazılır
Yarın Ahmetlere gideceğiz.
İzmir’e,
amcamlara/dedemlere/teyzemlere gideceğiz. (burada özel isme getirilmemiş.)
Aliler bize gelecekler.
2. Benzerleri anlamı katar, kesme işaretiyle ayırarak
yazılır:
Bu millet nice Fatih'ler, Kemal'ler
yetiştirecektir.
Bu topraklarda ne Çaldıran’lar, ne
Ridaniye’ler yaşandı.
3. Aynı ismi taşıyanları belirtir:
Sınıftaki Ali’ler ayağa kalksın.
Hüseyin’lerin hepsi buraya gelsin.
4. Abartma anlamı katar:
Çalışmak için ta Almanya’lara
gitti.
5. Topluluk kavramı bildirir:
Türkler, Yunanlar, Adanalılar,
Konyalılar...
Bunların dışında:
-İkilemeler yapar:
Yıllar yılı bekledik.
-Abartma anlamı katar, bazen “bir” kelimesiyle birlikte
bu anlamı verir:
Ateşler içinde kıvranıyordu.
O gün dünyalar benim olmuştu.
Valizler dolusu kitapları ne zaman almıştı.
Bir kumaşlar almış, görmelisiniz.
Bir bahçeler var, sözle anlatılmaz.
Bir zamanlar ne kadar şendik.
-Çoğul zamirlere
getirilerek tekrar çoğul yapar:Bizler, sizler
-Saygı veya alay anlamı katar:
Dostumuz nedense bizi
çağırmamışlar.
Müdür Bey döndüler mi?
-Her anlamı katar:
Akşamları erken yemek yeriz.
Sabahları geç kalkarım.
-“Yaş” kelimesine getirilerek yaşça yaklaşıklık bildirir:
O zaman henüz sekiz yaşlarında
idi.
İyelik üçüncü çoğul eki ve şahıs eki ile
karıştırılmamalıdır.
Çocuklar (çoğul eki) annelerini
(iyelik eki) bekliyorlar (şahıs eki).
5. “mİ” SORU EKİ
Hem isimlere hem de fiillere getirilen bir çekim ekidir:
Gelecek miydin? (fiile)
Sen misin? (isme)
Her zaman kendinden önceki kelimeden ayrı yazılır.
Büyük ve küçük sesli uyumu kurallarına uyar:
Salı mı?Sen mi?O mu?Ölü mü?
Soru ekinden sonra gelen ekler kendisine bitişik yazılır.
Seni çağıran bu çocuk muydu?
Vurguyu kendinden önceki kelimeye aktarır. Yani mi soru
ekinden önce gelen kelime vurgulanan kelimedir:
Sular mı yandı? Neden tunca
benziyor mermer?
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Soru anlamının dışında başka görevlerde de kullanılır:
Pekiştirme görevinde:
Güzel mi güzel bir yer burası.
6. EK-FİİL
İsim soylu kelimelerin sonuna
gelerek onların yüklem olmasını sağlayan, ek hâlindeki fiildir.
“imek” fiilinin ek olarak
kullanımıdır. Genellikle bitişik yazılır.
Dört kipe göre çekimi vardır:
Geniş zaman
-di’li geçmiş zaman
-miş’li geçmiş zaman
Şart kipi
1. Geniş zaman
İsim soylu kelimelere kişi ekleri
getirilerek yapılır. Bunlar geniş zaman eklerinin yerini tutar. Üçüncü
kişilere “-dİr” eki getirilir.
“insanım, insansın, insan(dır),
insanız, insansınız, insan(dır)lar”
Ben bir küçük kelebeğim.
Ü stümüze doğan bir güneşsin sen.
Her taraf bugün bir başka güzel(dir).
Bu ek fiillere getirildiğinde kesinlik veya olasılık
anlamı katar.
Ulaş şimdi tatil yapıyordur.
(olasılık)
Bu durumda işe gitmeyecektir. (kesinlik)
2. -di’li geçmiş zaman
Ek-fiilin bilinen geçmiş zaman
çekimi, kavramların ve varlıkların bilinen geçmişteki durumuna şahit
olunduğunu gösterir.
“idim, idin, idi, idik, idiniz,
idiler”
Bir güzelin hayranıydım.
‹hayranı i-di-m
Dün daha heyecanlıydın.
‹heyecanlı i-di-n
Merhametli biriydi.
‹biri i-di
3. -miş’li geçmiş zaman
Ek-fiilin bilinmeyen (öğrenilen)
geçmiş zaman çekimi, kavramların ve varlıkların öğrenilen geçmişteki
durumunun başkasından duyulduğunu anlatır.
“imişim, imişsin, imiş, imişiz,
imişsiniz, imişler”
Suçlanan ben-miş-im.
‹ ben imişim
Meğer sen ne çalışkan-mış-sın.
‹ çalışkan imişsin
Adam yirmi yıldır evine hasret-miş.
‹ hasret imiş
4. Şart
Eklendiği isimlerle yancümlecik
kurar ve temel cümlenin şartını bildirir. Bazen karşılaştırma anlamı da
katar.
“isem, isen, ise, isek, iseniz,
iseler”
Elbise ucuzsa hemen
alalım. ‹ucuz ise
Maaşlar düşük, giderlerse oldukça
fazla. ‹giderler ise (karşılaştırma)
Dikkat!
Ben iyi bir
okurum. Ek-fiilin geniş zamanı
Hep iyi kitaplar
okurum. Şahıs eki
Benim okurum
anlayışlıdır. İlgi eki ve iyelik eki
Öğrenciydi ek-fiil çekimi
Uyuyordu birleşik çekim
Öğrenciymiş ek-fiil
Uyuyormuş birleşik zaman
Öğrenciyse ek-fiil
Uyuyorsa birleşik zaman
Not: Ek-fiilin olumsuzu ek-fiilden önce “değil” kelimesi
getirilerek yapılır:
birinci değilim, değildim,
değilmişim, değilsem
7. TAMLAMA EKLERİ
Bu eklerden tamlayan eki (ilgi eki:
-in: kalem-in), isim hâl eklerinde; tamlanan eki (-i: uc-u) de iyelik
eklerinde anlatıldığından burada tekrarına lüzum görülmedi.
|